Yoganın Bilinmeyen Etkileri

Yoganın Bilinmeyen Etkisi

Yoga yıllarca batı dünyasında çok konuşulan bir felsefe ve uygulamadır. Bir çok yararı anlatılan yoganın bir de yeni keşfedilen bir yönü daha var. Bu yönünün ne olduğunu öncelikle ünlü Yoga ustası ve Bilge Sadhguru’dan dinleyelim ve dünyaca ünlü Bilgelerin başında gelen Sadhguru’nun anlattığı ilginç hikaye ile başlayalım.

Sadhguru’nun anlattıklarına göre Amerika’da, bir bilim insanı araştırmacıya 30 kilogram kadar Marihuana adı verilen uyuşturucu verilmiş ve deneyler yapması istenmiş. Marihuana uyuşturucusunun İnsan bir üzerinde etkisini araştıran bu bilim adamı uzun yıllar boyunca verilen 30 kilogram uyuşturucuyu insanlar üzerinde kullanmış. Neredeyse 18 yıl boyunca her ay 30 kilogram uyuşturucu alan bu bilim adamı 18 yıl boyunca hiçbir şey üretememiş ve hiçbir şey elde edememiş. 1980’li yılların sonlarında uyuşturucu krizleri olmaya başlayınca devlet bu adama ayda 30 kilogram vermeyi kesmiş ve ona, zaten senin yaptığın herhangi bir şey yok! Herhangi bir amaca da ulaşamadın, başarısız olduğun için seni desteklemeyi kesiyoruz demişler.

Bilim Adamı Başka Yere Gidiyor

Bu adam da birtakım sonuçlar elde ettiğini ama aslında tam emin olmadığını, araştırmalara birkaç yıl daha devam etmek istediğini söylemiş. ABD’li yetkililer buna ikna olmayınca adam İsrail’e giderek projesini anlatmış. 8 yıl kadar süreyle bu adama İsrail, her ay dilediği kadar uyuşturucu vermiş. Bu adamın yaptığı bir çalışma sonunda insan beyninde milyonlarca nöron arasında, 2.5 milyon Marihuana reseptörlerinin olduğu ortaya çıkarmış. Fakat bu bilginin ne işe yaradığını ilk etapta kimse bilememiş ve bilim insanlarına danışmaya karar verilmiş. İnsan bilimciler fizyologlar ve nörologlara bu bilgi verilmiş. İnsan beynindeki milyonlarca reseptörün anlamı ne olabilir diye düşünmeye başlamışlar. Antropoloji ile uğraşanlara göre, bu dünyadaki her insanın tarihin belli kesitlerinde bu reseptörleri açmaya yol açan bu uyuşturucuyu kullandıklarını savunmuşlar.

2.5 Milyon Reseptör

 Bu görüş de kabul görmemiş ama bunun gibi birçok açıklamalar yapılmış olmasına rağmen tatmin edici bir görüş ortaya çıkmamış. Ta ki nörologlar iki buçuk milyona yakın reseptörün zaten var olduğunu ve insanın belli bir duruş ya da pozisyon sergilediği zaman, mesela yoga yaptığı zaman bu kimyasalların vücut tarafından salgılandığını bulmuşlar.

Bu kimyasallar salgılandığı zaman insan kendini mutlu huzurlu biraz da sarhoş olarak buluyormuş bu salgıları ortaya çıkaramayan vücut da uyuşturucuyu dışarıdan alarak bu mutluluğu elde etmeye çalışıyormuş. Hindistan’da epifiz beyin bölgesinde, 3. Gözü açmak için odaklanma çalışmaları yapılarak uyarılır. Yoga ustaları uzun yıllar boyunca modern tıbbın araştırmaları dışında başarılar elde etti. Yoga uygulamalarının fiziksel sağlıkla ilintili olmadığı yönünde yapılan açıklamalar, sonunda değişti.

Epifiz Bezini Harekete Geçiren şey yoga

Bilge Sadhguru’ya göre, bugün ise bilim insanları şunu söylemeye başladılar: Beyin epifizinin salgısı aktif olursa ruhi dalgalanmalar önleniyor ve ruhsal bozukluklar engellenebiliyor. Yani tek başına yoga ya da meditasyon, ruhsal dinginliği sağlamak için yetiyor. Bu dinginliği sağlamak için ve ilgili 2.5 milyon reseptörü uyarmak için uyuşturucu almaya gerek yok.

 Özetle, yoga beyin epifizini aktif duruma getirerek yeterli seviyede salgı oluştuğunda insan hayatının her döneminde huzurlu olabiliyor. Neredeyse her hücresinin güldüğünü belirten ünlü bilge Sadhguru yoganın yıllarca bilinçli yapılması durumunda, kişinin dünyevi bütün arzulardan da arındığını belirtiyor.

Herhangi bir uyuşturucu almaya gerek kalmadan sadece yoga ile bu reseptörler harekete geçebiliyor. Böylece vücut ve zihin en verimli şekilde kullanılabiliyor. Yoga ile vücudun ve zihnin içinde sürdürülebilir bir hoşluk oluşuyor. Verimli seviyede zihin ve beyin kullanılabiliyor.

 Sadhguru’ya göre, insanların bütün amacı eldekinden daha iyisini elde etmektir, şu an kendisinde var olanla yetinmeyen insan hep daha iyisini istiyor. Bu da onu arayışlara itiyor. Huzursuz ediyor.

Bir önceki yazımız olan Karaciğer Yağlanmasından Nasıl Korunulur? başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir